|
|
#1 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
nizip'ten kesitler
selam arkadaşalr;
bu fromda size nizipte yaşanan gelenek görenek ve her türlü sosyal olayları paylaşıcılacaktır.
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
nizipte ikibayanın kapı önündeki konuşması;
Iki Nizipli Teyzenin diyaloglari: ASEY:Hayce kele anam nerdesin sen HAYCE:Nedim anam aci ikisoluk fattim filden hasde bellemeye gettimdi. ASEY:Sahmi kele nolmus fattima HAYCE:Evvel güm aksam inek mamedin avradi sölediydi.Fattim haste acibir haste görmiye get diye.Gettim.Kele anam ne görim.Avrata hec erimis bitmis.Yüzü içine gecmis avradin.Hec halim yok diy.Cigerleri balkiymis.Pendir hasteligine tutulmus. ASEY:Ammaaaan kiz elemi. HAYCE:He he börgü içine gecmis masimin. ASEY:Onuda ele eden aha o yilan sokasica herifi ha.Dert tutasicada kani içine akasica ya.Fattim yas yasadimiki anam.Herif anasina yedirdi avradini.Yas yasatmadi fattima HAYCE:Usaklari heyirli olaydi keske.Hec onlarda ayni bobasi.Analarini yeritmiyler anam yaritmiyler
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
Gelin Cemaat Olak Yorum;
Nizip'de güzel bir adettir, cemaat olmak. Kan davalarından tutunda , en küçük ticari bir anlaşmazlığa varan sorunlara kadar, Nizip’in karakteridir cemaat kurarak sorunu çözmek. Mesela İki kişi ticari bir konuda anlaşmazlık içerisine girer, bir türlü neticeye varamazlar, her iki tarafında yakınları sorunu en adil şekilde çözüme kavuşturabilmek için hemen ‘’ Yorum gelin cemaat olak’’ derler ve sözü geçen ,aklıselim insanların oluşturacağı bir heyetin huzurunda sorunlarını anlatırlar. Her iki taraf dinlendikten sonra cemaat olan ( karar mercii) kişiler olayı tatlıya bağlar ve hak olan doğru kararı verirler. İşin güzel tarafı ise cemaatin verdiği karar asla tartışılmaz ve hemen kabul edilir. Cemaatin verdiği kararı kabul etmeyenler toplumda yer edinemez ve dışlanırlar. Cemaatin kararını kabul etmemenin çok ayıp bişey olması itibariyle genelde karara boyun eğilir. Tabi cemaat kurma olayı sadece ticari anlaşmazlıklarla sınırlandırılamaz. Kız kaçırma, kan davası, aile içi ve başkasıyla yapılan kavgalar vs. vs. Aklınıza gelebilecek ne kadar anlaşmazlık varsa cemaat kurma yoluyla sorunlar kapatılıp tatlıya bağlanır. Kanımca cemaat olayı sayesinde devletimizin mahkemeleride fazla meşgul edilmemiş olur.
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
Amcasının kızı Leyla'yı, kendisine verilmediği için 17 bıçak darbesiyle öldüren genç üzerine düzülen türkü ise şöyledir.
Leylam kalk gidelim yolumuz ırak Yolumuza kurdular demirden tuzak Başımıza geleni Leylam destana yazsak Demedim mi sana Leylam sonu ayrılık Gelin kızlar gelin Leyla yatıyor Ah ile vah ile canın veriyor
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
Nizipli üzücü olayların hemen hepsi için bir türkü düzmüşse de bunlar zamanla unutulup gitmiştir. Özellikle Suriye sınırında kaçakçılık olayları nedeniyle jandarmalar tarafından vurulanlar için söylenen yanık türküleri anımsayan yok gibidir. Şimdilerde tümüyle unutulmuş olan Ezo Gelin türküsü de bunlardan biridir.
Bir ördek uçurdum Uruş Gölünden Tilsevet Gölüne battı mı dersin Bir haber alsam Zambır köyünden Bir telini Şibip'e attımı dersin Urgunda sacır var geçmez arayı Avcılar kaçırdı bahtı karayı Şaine küllüğü hem zugarayı Bu üç köyü şavkı tuttu mu dersin Kerpiçtendi şu Kozbaş'ın yapısı Deve hüyükten geçer geçit kapısı Sana kurban olsun Suriye'nin hepsi Sahiplerin seni sattı mı dersin Neneyle yazısı kara neneyle Çık Suriye dağlarına doğru bize el eyle Gelmez miydin bir saat yanımda kalmazmıydın Ben gitmem benim yarim var diyemez miydin Nen eyle yazısı karam neneyle Çık Suriye dağlarına bize el eyle
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
Niziplinin Hayır ve Şer Duaları :-))
kanin içine aka bedenine top deye bedenin devrile yetmiyesin kanlara belenesin hanan hirtis kala hanan haraba kala meymun suratı? meymenet hanan meyan dagıla lanet olasıca yetmiyesin kanina belenesin kanin içine aka boyun devrile gözün baka göge aka yüzün yüzüle nalet olasica NİZİP'TE BEDDUALAR. Kuzzul kurt (Ot başağına benzer zehirli bir böcektir. Kuzzul kurdu ot sanıp yiyen hayvan zehirlenir.) Kuzzul kurt tuta Kuzzul kurt, kara kara der Yere batasın (ölüp gömülesin) Yiğitken yıkılasın Kanın içine aka Delik delik olasın Sarı suyun (irin, cerrahat) aka sarat süzek olasın Allah bir dert versin nereden geldiğini bileme Evin başına yıkıla Allahtan bulasın Namusundan bulasın Bedenin hayrını görmeyesin Kabir kabir gezesin (ölün rahat etmesin) Allah kaldırmaya Zıbararsın (ölesin) Codar (kötürüm) olasın Elin ayağın kırıla Bedenin yerde çürüye Mıraz (murat) almayasın mırazın karnında kala
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
yapılacak işlerden örnekler
Kurufasulye - meyhana pilavı - kelle soğan karpuz - peynir - sıcak franca kıllı acür - domatos - pirpirim at - avrat - silah kumanda - televizyon - sovuk su mangal- kömür- kuşbaşı nede iyi olur demi
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
BİLAL BEY)
Bilal Beyi Sorarsan da Elbeylinin ulusu.Ahını çekerdi Halep Valisi Bilal Bey olayı üzerine söylenen türküden alınmış bir bölüm yukarıdaki iki dize.Bu türkü aynı zamanda Bilal beyin sonunu noktalayan olayın üzerine yakılmış bir ağıt. Yazımıza her ne kadar sondan başladıksa da kronolojik sıralamaya göre başa geçmemiz gerekir.Yaşantısı,çevredeki etkinliği,siyasi otoritelerle olan ilişkisi,ünü ve sonu bakımından çok şeyler söylenmiş ve çok şeyler yazılmış Bilal bey üzerine.Kimi ona işbirlikçi demiş kimileri iftiraya ve ihanete kurban gitti demişlerdir.Kısaca Bilal bey adı bir olayın,bir vakanın konusu olmuştur yakın tarihimizde. İşin doğrusu nedir işte bu sınırlı araştırma yazısında bunu irdelemeye çalışacağız. Bilal bey İsfahan köyü (şimdi sınırlarımızın dışında)ve dolaylarında yaşayan bir toprak ağası aynı zamanda bir aşiret beyidir. Elbeyli aşiretinin beyi ve reisidir.Osmanlı devletinin merkezi otoritesinin zayıfladığı dönemlerde aşiret beylerin nüfuz ve etkileri güç kazanmıştır. Gerçektende Bilal bey çevrede aşireti üzerinde ve devlet nezdinde etkili,hatırlı ve sayılan bir bey durumunda olmuştur. O yıllarda El Beyli aşiretinin bulunduğu Sacur boyu idari yönden Halep’e bağlıydı. Bilal bey de Halep hükümeti nezdinde çok hatırlı bir beydi. Bilal beyler bu yöreye 18.yüz yıllarında Sivas dolaylarından gelmişlerdir.Aile kara çizmeli beylerdendir.Kara çizmelilik soyu,asaleti belli olan aile ve beyler için kullanılan bir ifadedir.Belli olmayanlar içinde sarı çizmeli ifadesi kullanılır.Halk arasında söylenen “sarı çizmeli Mehmet ağa “ deyimi buradan gelir.Böylece Bilal bey geçmişi ve kimliği bilinen bir aileden geldiği ortaya çıkmıştır.Aile ve aşireti Türktür.Sacur suyu boylarına iskan edilen Elbeyliler burada mutlu bir hayat sürmüşlerdir.Taki o uğursuz Birinci Dünya savaşı çıkana dek.bu savaşla birlikte bütün Osmanlı tebası gibi onlarında düzeni ve huzuru kaçmaya başlar.Arkasından bilinen işgal hareketleri. İşin bu noktasında Atatürk’ün de belirttiği gibi millet başsız ve çaresiz ne yapılacağını bilmemekte. Mustafa Kemal bildiri ve kongrelerle yapılması gerekenleri halka duyuruncaya kadar bu kargaşa ortamı devam eder. Derken Kurtuluş savaşı mücadelesi dalga dalga bütün Anadoluyu kaplar. Bilindiği üzere Kurtuluş savaşının ilk safhasında adına kuvai milliye dediğimiz çete grupları oluşur. Ve bunlar vasıtasıyla işgalcilere karşı direniş örgütleri oluşur. İşte bölgemizde Antep,Nizip,Halfeti,Barak adıyla kurulan bu örgütler Önce işgalci İngilizlere daha sonrada onların yerini alan Fransızlara karşı yer yer direniş hareketlerine başladılar.Kuva-i milliye birlikleri bir düzen ve disiplin içinde olmayan, şefleri de başlarına buyruk gelişi güzel hareket eden,halktan zorla para almak,kişisel kin ve husumetlerle halka çoğu zaman zarar vermişlerdir. Çerkez Ethem,Demirci Mehmet efe bunların başında gelir.M.Kemal birazda bunun için düzenli orduya geçişi sağlamıştır.Düzenli orduya geçilinceye kadar süreç bu şekilde devam eder. Bu arada halkta hareketin bu safhasında nerede yer alacağı konusunda bir ikilem içerisinde kalır.Yani bir yanda halen ben varım diyen Osmanlı devleti öte yandan Mustafa Kemalin başlattığı Anadolu hareketi. İşte başlangıçta var olan bu belirsizlik Anadoluda kimi yerlerde iç isyanlara,kimi yerlerde iç çatışmalara neden olmuştur. Bu hengama içerisinde bir çok suçsuz insanda zarar görmüştür.Bu durum araştırmamızın konusu Bilal beyin yaşadığı Sacur boyunda da yaşanmıştır. Ayrıca buralar bir çok aşiret ve oymakların yan yana yaşadıkları yerler.bu aşiretlerin bir çoğu birbirleriyle kavgali ve hasım durum da. Birbirleriyle görülecek bir çok hesapları vardır. Bu kargaşa onlar için bir nevi bir fırsat yaratır. Birbirlerini kurtuluş karşıtı yada Fransız yanlısı gösterme iftira ve entirikaları böylece başlamış olur.Olayın bu yönünün altını çizelim ki bu durumun henüz hareketin başlangıç kısmı olduğu bilinsin.Tabi olaylar geliştikçe saflarda giderek netleşmiştir. Bunlar kurtuluş savaşımızın bilinen yönleridir. İşte Bilal Bey işin bu safhasında mütereddit davranması hasımları için bir fırsat olur. Ve onu Fransız yanlısı göstereme çaba ve gayretlerinin ardı arkası kesilmez. Böylece Bilal bey için böyle bir kampanya başlatılmış olur. Böylece olaylar Bilal bey aleyhine gelişir. Ancak onun Fransız yanlısı olduğunu kanıtlayan bir hareketi tespit edilmiş olmamaktadır.Vereceğim şu örnek buna biraz daha açıklık getir sanırım.Bir gün Halfeti çetesine mensup adının Sorüklü Mesto olduğu bilinen bir çete mensubu arkadaşıyla birlikte Bilal Beyin odasına gider ve ona misafir olur. Çete mensubu anlattığı hatırasında o akşam Bilal Beyin odasında kaldığını bu olayları uzun uzun Bilal beyle konuştuklarını ve geceyi de beyin odasında geçirdiğini anlatır. Bu görüşmede Bilal beyin kendisine Fransızların işgali altında kaldıklarını,ve kendisinin işgalciler tarafından takip ve gözetim altında bulunduğunu,bunun için kurtuluş hareketinin içinde açıktan yer alamadığından yakınarak söz ettiğini söyler. Çete mensubu ayrıca Bilal beyin harekat için silah ve malzeme alınması hususunda da kendisine bir miktar para verdiğini anlatmıştır. Bu ifadeden de anlaşılıyor ki Bilal bey açıktan bir kurtuluş savaşı yanlısı olamamıştır. İşte hani kimi olaylar kimilerine fırsat hazırlar denilir ya Anadolu da ve bölgede gelişen bu olaylarda Bilal beyi sevmeyen yada çekemeyenler için bir fırsat yaratmıştır. Bilal bey Fransız yanlısıdır diye. Bu aleyhte propaganda işlene işlene bir kamu oyu yaratılır ve Bilal bey böyle bilinir.Bundan sonraki gelişmeler malum olduğu üzere cereyan eder ve bir gece baskını ile Bilal bey,kardeşi ve hatta kahvecisine kadar hepsi yatıkları yerde kurşunlanarak öldürülürler. İşte yukarıdaki türkü bu olay üzerine yazılır ve o günden bu yana söylenir.
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
ZEUGMA
Belkıs/Zeugma bu günkü konumuyla, Gaziantep İli, Nizip ilçesinin 10 km. doğusunda, Birecik Baraj gölünün kıyısında, yeni Belkıs köyünün yakınında yedi tepe üzerine kurulmuş bir kenttir. Zeugma’dan Strabon, Plinius ve bir çok antik yazar bahsetmiştir. Büyük İskender’in generallerinden Selevkos Nikator I, M.Ö. 300’de, İskender’in Fırat’ı geçtiği bu yerde, kendi adıyla Fırat’ın adını birleştirerek Selevkeia Euphrates ismiyle bir kent kurmuştur. Bu kentin karşısına da eşi Apameia’nın adıyla ikinci bir kent kurarak, bu ikiz kenti bir köprüyle birbirine bağlamıştır. Kommagane kralı Mitridates I. Kallinikos’un, Selevkos kralının kızı Leodike ile evlenmesiyle kent, çeyiz olarak Kommagane krallığına verilmiş. Leodike’nin oğlu Antiokos I, bu kentin geliriyle Nemrut dağındaki heykelleri yaptırmıştır. Yaklaşık 40 yıl Kommagene’nin dört büyük şehrinden biri olan kent, M.Ö. 64 de Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılarak, ismi geçit ve köprü anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilmiştir. Roma döneminde kent en zengin dönemini yaşamıştır. M.S. 256 yılında Sasani kralı Şapur I, Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkmış, daha sonra bir depremle alt üst olmuştur. Bu tarihten sonra artık Zeugma bir daha kendini toparlayamamış ve eski ihtişamına ulaşamamıştır. Zeugma 5 ve 6 yüzyıllarda Bizans hakimiyetine girmiştir. 7. yüzyılda ise Arap akınları neticesinde terk edilmiştir. Daha sonraları 9-12. yüzyıllar arasında İslami yerleşimi olarak varlığını sürdürmüş. 17. yüzyılda ise yanı başına Belkıs köyü kurulmuştur. Antakya’dan Çine uzanan ipek yolu Zeugma’dan geçmekteydi. Uzak doğudan getirilen ipek, baharat ve değerli taşlar Zeugma gümrüğünden geçerek Zeugma agorasında (Pazar yeri) tüccarlara pazarlanmıştır. Arşiv odasında ele geçen ve dünya rekorları kıran, 100.000. (yüz bin)’in üstündeki mühür baskıları Zeugma kentinin haberleşme ve ticaretteki önemini kanıtlamaktadır. Mühür baskıları mektuplarda, noter belgelerinde, para torbalarının ve gümrük balyalarının v.b. mühürlenmesinde kullanılmaktaydı.Zeugma bu bölgede ticaretin merkezi konumundaydı. Bu kent Roma’nın doğu sınırında en son kentlerden biri olması sebebiyle, stratejik konuma sahipti. Bu nedenle burada önce Anadolu’lu askerlerden oluşan ve “Sikitia (İskit) Lejyonu” adı verilen askeri birlik, sonraları ise 6 bin askerden oluşan “IV. Lejyon” konuşlandırılmıştır. Ticaretin yoğunluğu, askeri lejyonun ekonomiye katkısı dolayısıyla Zeugma kenti oldukça zenginleşmiştir. Bu zenginlikle birlikte “Fırat manzaralı teraslara” çok sayıda villa inşa edilmiştir. Zeugma’da, Fırat kıyısından küçük yükseltiler ve yamaçlarla 300m. yükselen akropol tepesinde tüccarların ve kentin koruyucusu Tykhe tapınağı mevcuttu. Çevresindeki ovalara hakim, kartal görünümlü olan bu tepe, aynı zamanda Zeugma’nın büyüklüğünü ve görkemini de yansıtmaktaydı. Bu tapınak Zeugma’nın kendi darp ettiği sikkeler üstüne resmedilmiştir. Kentin kuzeyinde toprak altında; agora, adion ve hamam gibi resmi binalar, batısında; tiyatro, askeri kamp, kuzey batısında; atölyeler, doğusunda ise villaların olduğu teraslar mevcuttur. Nekropol alanı kenti güney ve batıdan iki ucu Fırat nehriyle sonlanan yarım ay biçiminde sarmıştır. Zeugma kenti suyu, şehrin 10 km. batısındaki dağlardan 1.30m. yüksekliğinde 0.50m. genişliğinde su kanallarıyla getirilerek, kanal, künk ve benzeri tali su yollarıyla şehir içine dağıtımı yapılmıştır. Her evin iki adet sarnıcı mevcuttu. Kullanılan su tahliye kanallarıyla galeri biçimindeki atık su kanallarına bağlanmıştır. Sonuç olarak Zeugma’nın kusursuz bir su şebekesi ve alt yapı sistemi mevcuttur. Evler ortasında bulunan sütunlu avluların etrafında yer alan odalara sahiptir. Odalar ışığını demir korkuluklu ve camlı geniş pencereleriyle bu avludan almaktaydı. Evlerin tabanı mozaik, duvarlar fresklerle bezenmiş olup, odalar mobilya, heykel ve sair heykelciklerle donatılmıştır. Zeugma’lı mozaik ustası Fırat nehrinden topladığı nehir taşlarını 8-10mm ebadında kübik biçiminde keserek (tessera) mozaikleri yapmıştır. Şayet, açık mavi, açık ve koyu yeşil ve turuncu gibi renkte taşları doğa da bulamaz ise bu renkleri cam tesseralarla elde etmiştir. Zeugma’ya Samsat gibi diğer şehirlerden de mozaik ustası gelerek çalıştığı saptanmıştır. Söz gelimi Samsatlı Zosimos ustanın Venüs’ün doğuşu ve Ziyafet sofrası adlı iki mozaiği ele geçmiştir. Mozaiklerde mitolojik ve tiyatro sahnelerinden seçilen konular işlenmiştir. Ele geçen mozaikler Roma İmparatorluğunun en zengin olduğu, sanatının doruğu ulaştığı 2. ve 3. yüzyıla aittir. Duvar resimlerinde ise tanrıça, insan, hayvan ve geometrik resimler kullanılmıştır. Renkler dün yapılmış gibi canlıdır. Bunun yanı sıra yontu sanatı da oldukça gelişmiştir. Öyleki Zeugma’nın kendine özgü heykeltıraşlık ekolü oluşmuştur. Bronz, kireç taşı ve mermerden heykeller, sert kalkerden lahitler yapılmıştır. Erkekler için kartal, kadınlar için ise yün sepeti kabartmalı mezar stelleri de yontulmuştur. Yüzük taşı oymacılığında da (gem, kameo) Zeugma’lı ustalar çok başarılıdır. Antik dönemde varlıklı her kişinin bir yüzük mühürü mevcuttu. Mühüründe sevdiği tanrının, tanrıçanın, hayvanın veya kişinin resmi bulunurdu. Bu figürler yaklaşık 3-7mm. ebadında olup, merceğin henüz keşfedilmediği o dönem için düşünülmeye değerdir. Belkıs-Zeugma’da ilk kazı, kaçak kazı ihbarına istinaden güney nekropolünde Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından1987 yılında gerçekleştirilmiştir. Burada oda biçimli aile kaya mezarının ön terasına dizilmiş halde mezar sahiplerine ait heykeller bulunmuştur. Diğer kazı 1992 yılında yine bir ihbar sonucunda yapılmış ve şarap tanrısı Dionysos ve eşi Ariadne’nin düğününün resimlendiği bir taban mozaiği ve villa gün ışığına çıkarılmıştır. Bu alan seyir yeri yapılarak küçük bir müze olarak düzenlenmiştir. 7 yıl süresince Zeugma’ya gelen ziyaretciler hayranlıkla bu mozaiği seyretmiş ve Zeugma kentinin büyüklüğü o zamandan beri ziyaretcilere görsel olarak sunulmuştur. 1998 yılında ise bu mozaiğin büyük kısmı çalınmıştır. Birecik Barajı sebebiyle Zeugma’da kurtarma kazılarının yapılması için bütün üniversitelere çağrı yapılmıştır.1993 yılında West Avusturalya Üniversitesi ve 1995 de Nantes Üniversitesi bu çağrıya cevap vermiş ve Gaziantep Müzesiyle birlikte katılımlı kazılara başlanmıştır. Fakat, kurtarma kazısı yapılacak alanlarda yılda bir, iki ay kazı yapmakla pek fazla bir şeyin kurtarılamayacağı bu kazılarda saptanmıştır. Gaziantep Valiliğinin desteğiyle, İl Özel İdaresi, SANKO Holding ve Birecik Barajı konsorsiyumun maddi katkılarıyla ve Müze sorumluluğunda kazı çalışmalarına hız verilerek 1999 ve 2000 yıllarında A-bölgesinde hiç ara vermeden çalışılmıştır. Bu çalışmalarda Poseidon ve Euphrates villaları gün ışığına çıkarılmıştır. Mozaikler bu villaların sığ havuz, çeşme ve odaların tabanında yer almıştır. Konuları ise Akhileus, Venus’un doğuşu, Dionysos-Telete, Müsalar, Fırat tanrıları, Galatya, Dionysos-Ariadne, Satyros Antiope vb. teatral, mitolojik sahnelerle, geometrik desenlerden oluşmaktadır. Fresk ve stüko tekniğinde yapılmış figürlü, bitkisel, geometrik duvar resimleri gün ışığına çıkarılmıştır. Çok sayıda sikkenin yanı sıra bronz ve pişmiş toprak heykelcik, kandil ve çömlekler bulunmuştur. Ünlü bronz Mars heykeli de bu buluntulardan bir tanesidir. Sular yükselirken yapılan bu kurtarma kazılarında ele geçen mozaikler, freskler, mimari parçalar ve bz. tüm buluntuların çizimleri yapılıp belgelendikten sonra, su altında kalmaktan kurtarılarak Gaziantep Müzesine taşınmıştır. Zeugma A-bölgesi su altında kaldığında, B- bölgesinde Kültür Bakanlığının izniyle, GAP (Güney Doğu Anadolu Projesi)’ın organizasyonunda, PHİ (Packard Humanities Institutes)’nün maddi katkılarıyla, Oxford Unit ve Gaziantep Müzesinin şemsiyesi altında çok uluslu bir arkeoloji ekibiyle Temmuz 2000 de kurtarma kazılarına başlanılmıştır. Bu çalışmalarda Zeugma kentinin evleri, kilisesi, arşivi ve stoası hakkında yeni bilgilere ulaşılmıştır. Ziyafet sofrası, Europa’nın kaçırılışı ve Eros mozaikleri, freskler gün ışığına çıkarılmıştır. Antiokhos steli, heykelcikler, sikkeler, bronz kazanlar ve çömlekler bulunmuştur. İtalyan CCA restorasyon ekibi bu çalışmalarda görev almıştır. Birecik baraj gölü sularının B bölgesine de ulaşması sebebiyle kurtarma kazı çalışmalarına 4 Ekim 2000 de son verilmiştir. Son durum itibariyle Zeugma’nın 3/1’i su altında kalmıştır. Kurtarma kazıları sonucunda ele geçen sanat şaheserleri Zeugma’nın önemli bir sanat merkezi olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Zeugma’nın su altında kalmayan büyük bölümünde de villalar, tiyatro, sütünlu caddeler, hamam, agora ve tapınak 3-4 m. toprağın altında uyumaktadır. Önümüzdeki yıllarda burada yapılacak kazılar neticesinde düzenlenecek bir açık hava ve ören yeri müzesi Zeugma kentiyle birlikte bölgenin de talihini değiştirecektir
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
|
|
#11 (permalink) |
|
Administrators
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,817
![]() |
Evet, Kimkay'ında dediği gibi ilk sitemiz olan Nizip com sitesinden alıntı yaparak bizimle paylaşan poyraz arkadaşımıza teşekkür ederiz. Ancak POYRAZ'dan ve tüm üye arkadaşlardan ricamız; kendi yazınız olmayan bu tür alıntılarda aldığınız site ismini belirtilmeniz diğer siteye emek verenleri memnun edecektir. Lütfen bundan böyle alıntı yaptığınız sitenin ismini belirtiniz. Teşekkürler...Alıntın için sanada ayrıca teşekkür POYRAZ
__________________
GÖZYAŞI MERHAMETE DELİLDİR!..YÜREK YANMAZSA GÖZ YAŞARMAZ! Hedef : 5 FAKÜLTE, 5000 ÖĞRENCİ Biz bizimle bizdeydik Biz bizimle bize geldik Biz bizimle bizdeyken, Bizi bizden mi sorarlar. |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Sitenin Demirbaşı
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
![]() |
yorum poyraz bende sandım nizip'i dolaştın saygı deger nizipli büyüklerimizden topladığın birikimleri bizimle paylaştığını düşünürken tam o esnada bir bilir kişi tarafından sana dur denildi o bilir kişi sayın Derviş DÖRTBUDAK'a teşekkürü bir borc biliyoruz hiç gözunden bir şey kacmıyoooo SAYGILAR
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........! Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....! iLgililere Duyurulur Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!! |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) | |
|
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 8
![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Sitenin Demirbaşı
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
![]() |
heee yaaa fıtık oldum adam ol sende göster resmini onu gec ismini yaz sonra karşıma gel muhattab olmuyorum senınle
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........! Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....! iLgililere Duyurulur Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!! |
|
|
|
|
|
#16 (permalink) | |
|
Sitenin Demirbaşı
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
![]() |
Alıntı:
SÖylemek zorunda değilsen kendini acıklayanlarla saygı cercevesi içinde ol ALay etme o zaman ne bu fıdık mıdıık ne oluyo
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........! Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....! iLgililere Duyurulur Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!! |
|
|
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
Sitenin Demirbaşı
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
![]() |
öyle diyorsun dogru soyluyorsun ama benım burada bır sucum var mı allah askına ?_
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........! Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....! iLgililere Duyurulur Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!! |
|
|
|
|
|
#20 (permalink) |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: nizip
Mesajlar: 144
![]() |
arkadaşlar bu kültür ile ilgili bir from lütfen arkadaşlar artışma meydanına çevirmeyin saygılarımla,,,
__________________
[SIZE="6"][CENTER][FONT="Comic Sans MS"][B][COLOR="Red"]HERŞEYE RAĞMEN YOLA DEVAM[/COLOR][/B][/FONT][/CENTER][/SIZE] |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|