|
NİZİP ve NİZİPLİLERE DAİR
Hiç düşündünüz mü, yakın çevremizdeki (ülke, il, ilçe) insanlar, Nizip ve biz Nizipliler hakkında (geçmişte ve de şimdi) neler düşünmüşler, neler düşünüyorlar?... Bizim dışımızdaki (çevremizdeki) insanlar bizi ‘dünde’ nasıl tanımışlar, ‘bugünümüzde’ nasıl tanıyorlar?... Doğamızı, sosyal ve kültürel yaşam tarzımızı, gelenek ve görenek anlayışımızı; komşuluk ve iş ilişkilerimizdeki tavır ve davranışlarımızı hangi kıstaslara dayandırarak betimliyorlar(dı)?...
Özcesi, ‘’Nizip ve Nizipliler’’ denince dış çevremizdeki insanların bizim hakkımızdaki olumlu ya da olumsuz tespitleri nelerdir?... Sorusuna cevaben sizlere birkaç örnek sunmak ve de
‘Kişi (el, iş), kişinin aynasıdır’ özdeyişinden hareketle bu konuya biraz değinmek ve Nizip ve Nizipliler hakkındaki eloğlunun görüşlerini, birebir sahiplerinin ağzından duymuş (rahmetli olmuş veya elan yaşayan) hemşerilerimizin anlattıklarını (ki yaşı ellinin üstünde olanların genelde bildikleri deyişleri) hatırlatmak ve genç kuşak Nizipliler ile paylaşmak istiyorum.
Bazı aynalar (özellikle de sırrı dökülmüş olanlar) tabii ki gerçekleri doğru yansıtamazlar. ‘’El elin aynasıdır’’ deyimi ‘elbette ki, abartı veya yergi içerikli olduğundan’ bir tespit için temel kıstas olamaz.. ama gerçeğe yakınlık payı da yadsınamaz.
Ben, bu tür (gayri ahlaki ve aşırı düzeydeki abartılı ve yergili yakıştırmalar içeren deyiş ve ifadeleri eleyerek, sırrı ‘olabildiğince sağlam olan aynalardan yansıyan görüntüleri (tespit ve anlatılanları) sizlere nakletmeye çalışacağım.
XXX
KİLİS’İN KIZI NİZİP’İN TOZU…
Gaziantep’in yerli halkınca bilinen bu sözü, ben ilk kez 1970’li yıllarda rahmetli Fındık Mehmet’ten (Ali, Avni ve Mustafa Fındık’ın babalarından) duydum.
Ellili yıllarda İstanbullu bir işadamı alış-veriş yaptığı Gaziantepli müşterisine: ‘’Kilis ile Nizip iki büyük ilçeniz. Oralara da gitsem iş çıkarabilir miyim? Esnafları nasıldır, ilçelerin neleri meşhurdur?’’ sorusuna, Antepli: ‘’Esnaflarının huyuna-husuna bir şey diyemem, ama benim bildiğim Kilis’in kızı, Nizip’in tozu meşhurdur’’ der.
XXX
NİZİP’İN NESİ VAR Kİ!...
Anlatan Osman Akdoğdu (Nizip’in ilk tenekeci esnaflarından rahmetli Tenekeci Ökkeş’in büyük oğlu): Kamil Çavuş’un (Şilte Kamil’in) oğlu Kel Ahmet (Yılmaz) 1970’lı yıllarda gittiği İzmir’de ikamet edip, aşçılık yaparken, 80’li yıllarda kendisini ziyaret eden bir grup Nizipli (ki eski samimi arkadaşları): ‘’Ahmet usta uzunca bir zamandır İzmir’desin. Nizip’i özlemedin mi? Artık gelmeye niyetin yok mu?’’ diye, sormuşlar. Ahmet Yılmaz: ‘’Nizip’in nesi var ki özleyeceğim’’ demiş: ‘’Ölü salasından, motor gürültüsünden başka?’’
XXX
YERİİİ BİRE NİZİP HARCI!…
Nakleden Osman Akdoğdu.
Kör İsmet’in babası eşekçi Mustafa (Okşar), 1948’de Gaziantep’in üzümcü hanında gezerken bir esnafın, müşterisine ‘yeri de get Nizip harcı!’ dediğini duyar.
Mustafa Okşar, Antep’li esnafın ‘Nizip harcı’ ifadesini merak eder. Esnafın dükkanına girer ve arkadaş, kızmayacaksan sana bir şey soracağım, der. Antepli esnaf ‘iki tene sor aaam’ der. Mustafa Okşar. ‘’Biraz önce birine ‘’de yeri get bire Nizip harcı’’ dediniz. Ben bunun manasını çözemedim. Ne anlama geldiğini, ne demek istediğinizi anlamadım, rica etsem izah eder misin?’’ der.
Antepli esnaf, önce ‘nerelisin aaam?’ der.
Mustafa Okşar, Nizipli olduğunu söyler.
Antepli esnaf: ‘’Bak Nizipli kardaş!’’ der: ‘’Bir dünyaya sığmayan Nizip’e sığar… Bir dünyanın kabul etmediğini Nizipli kabul eder… Ben o müşterinin alış-veriş tavrını beğenmediğim için Nizip’e saldım!...’’
XXX
İNSANI MUZİP…
Anlatan ve han duvarına yazılan yazıyı 1950’li yıllarda okuyan, rahmetli Çarkçı (bıçak, makas bileyicisi) Kasım Özberk:
1918-20 yılları arasında, Arap bir seyyah Mahlinin Hanı’nda (şimdiki Yıldız Hamamı’nın olduğu yerde) birkaç gece konaklamış. Gideceği günün akşamı, yattığı odanın duvarına, Arap harfleriyle (Osmanlıca) şu mısraları yazmış:
‘’Gezdim dağı, sahrayı
Önüme bir Nizip çıktı
Bağı hoş, bahçesi hoş
İnsanı muzip çıktı’’
XXX
Fırsat buldukça, daha anlamlı ve değişik anekdotlarla, el gözüyle (aynasıyla) Nizip ve Nizipliler hakkındaki düşünsel tespitleri (yorum ve değerlendirmelerini sizlere bırakarak) sizlere ulaştırmaya çalışacağım…
‘’Vay neymişiz de neymişiz, el gözüyle nasıl biliniyor muşuz?’’ türünden…
10 Şubat 2009
|
 Kısa Linkler |
|
|
 İlginç bazı Articles |
|
|
|
|
|