|
|
#81 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: _KAHRAMANMARAŞ_
Mesajlar: 2,248
![]() |
Can Kırıkları
Tüm mürekkepler maviyi tanır Aldırma umursamaz kahverengi bakışlarıma Her yağmur mevsiminde başka yağar Ve akşamlar serilirken gün yüzlerine Bir sabahta bende başlar Bilir misin sen düşmek nedir Çelme yemek hayattan Bilir misin nasıl doğrulursun Umarsız doğuşlara, yokoluşlara Çay ve simit tadında gülmeliydi hayat Alengilli yollardan geçerken gönül taksim Aksimetre son kez açılsın istedim Birkez olsun yanılmak için Bilemezsin neler vermiştim Demini almamış talihimle birlikte Uzaklara gitmek istedim, haritası bile çizilmemiş Kimseler tanımasın yüzümdeki çizgileri Ve hiçkimse sormasın artık adımı Vefa bile adına lanet etmiş Hangi alfabede yazılmış bilmem ama Sanki bizimkisi baştan seçilmiş
__________________
|
|
|
|
|
|
#84 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
![]() |
Dervişin biri eski İstanbul sokaklarında :
-Sen doğru ol kem belasını bulur.Sen doğru ol kem belasını bulur.'Diye diye dolaşıyormuş.Padiş ahın biri tebdil-i kıyafet çarşıda gezerken dervişin sözlerini duymuş,ilgisini çekmiş ve dervişe : -Hergün sarayıma gel seninle muhabbet ederiz 'demiş. Dervişimiz ertesi gün ...... Sarayın kapısına gitmiş padişahın karşısına çıkarılmış sohbet muhabbet zaman geçmiş saraydan ayrılırken padişah dervişin cebine bir altın konulmasını emretmiş. Sarayın dışında dervişimizi takip eden sahte derviş kılıklı biri yanına yanaşmış , '-Ya arkadaş ,Padişah seni neden saraya davet etti ?Derdi neymiş?'falan filan bir yığın sorgu suale tutmuş.Her gün bir altın aldığını da öğrenince.'Onun yaptığı işi ben de yaparım' diye düşünmüş.Sormuş, -Ya kardeş, hergün ben de seninle gelsem rahatsız olmazsın değil mi?' demiş belki Padişah bana da bir altın verir çoluk çocuğum nasiplenir.' İyi dervişimiz: -Padişahım kabul ederse neden olmasın sende gelirsin tabii 'demiş. Gel zaman git zaman padişah her muhabbet sonrası bir ona bir öbürüne birer altın verdirir olmuuuş. Sahte derviş bir sabah gerçek dervişimizi çorba içmeye davet etmiş.Garsona da gizlice arkadaşının çorbasına bol sarmısak koymasını tembihlemiş.Gerç ek dervişin -Padişah'ımla muhabbet ederken kötü kokarım 'sözlerine sözüm ona çare de üretmiş -ağzına mendil tutarsın kardeşim 'demiş.O gün aynen böyle olmuş bizim derviş ağzını mendille örterek padişahla söyleşisini sürdürmüş.Bu arada sahte derviş fırsat bulduğunda Padişahın kulağına eğilip, - efendim arkadaşım ağzını mendille neden kapatıyordu biliyormusunuz ,ağzınız kokuyormuş o kokuyu duymamak için' demiş. Padişah çok sinirlenmiş çağırın o dervişi demiş. gerçek dervişimize sarayın fırıncısına verilmek üzere bir pusula vermiş ve , -Al bunu fırıncıya götür' demiş.okuma yazması yok tabii tam kapıdan çıkıp fırıncıya gidecekken sahte derviş : -İstersen ver o pusulayı ben götüreyim fırıncıya , belki Padişah ekmek lütfetmiştir çocuklara götürürüm senin ekmeğe ihtiyacın mı olur?' demiş. Onunda okuması yok,pusula böylece sahte dervişin elinden fırıncıya ulaşmış.fırıncı kağıtta yazılan 'bunu sana getireni kızgın fırına at' emrini hemen yerine getirip sahte dervişi küt ,alev alev yanan kızgın fırına yollamış.Ertesi gün gerçek derviş yine saraya gelmiş.Padişah şaşırmış: - Hayrola sen dün fırıncıya gitmedinmi ?'diye sormuş..Derviş de olanları birbir anlatmış.Padişah dervişin kulağına eğilmiş: -SEN DOĞRU OL ,KEM BELASINI BULUR 'demiş. GÜNAHLARA KEFARETTİR GÖNÜLDEKİ KEDER NİYETLER HALİS OLUNCA AMELLER OLMAZ HEDER BİRAZ DAHA SABREYLE NELER GÖRECEKSİN NELER MEVLAM İHMAL DEĞİL İMTİHAN EDER
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir. |
|
|
|
|
|
#85 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
![]() |
Gün gelir hayatımızda her şey ters gider ,
Yüzümüz gülmez . Ömür bir su gibi akıp gider , Elimizden bir şey gelmez . İşte o zaman hatırlarız . Bakarız gökyüzüne Bizi görsün diye Dualarımızda haykırırız Bizi duysun diye Halbuki o her yerdedir. Darda kalınca değil , Zorda kalınca değil , İyilikte , güzellikte Gecede , gündüzde Aldığımız her nefeste Biz O’nun eserleriyiz ! Zaman geçer , Belki bir günün sabahında Aklımıza sevdiklerimiz gelir . Onların duasının kabulü bizim duamız olur .
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir. |
|
|
|
|
|
#86 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
![]() |
Minik bir çocuğun babasına verdiği ders
bir gün çok zengin adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için, bir köye götürdü. çok fakir bir ailenin evinde bir gün bir gece geçirdiler. şehre dönerken baba, oğluna sordu: - yolculuğumuzu nasıl buldun? - 'çok güzeldi babacığım' diye yanıt verdi oğul. - insanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi? - 'şunu gördüm...' dedi oğul, bizim evde bahçede bir köpeğimiz var, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor. Ufaklık konuşurken babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemez. Ve çocuk ekler: - ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için teşekkür ederim babacığım der.....
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir. |
|
|
|
|
|
#87 (permalink) |
|
Üye
|
Mustafa abi helal olsun yakalamışsın eski performansanı
__________________
[FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=purple][B][I]&MEN-GER&[/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=purple][B][I]HALKA HİZMETE KENDİNİ ADAMIŞLAR[/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] |
|
|
|
|
|
#90 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
![]() |
Bir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.
Adam Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergâhına gider. Durumu Hacı Bektaş-ı Veli'ye anlatır ve o ' helal değildir' diyerek bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu kurbanı kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş-i Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar. Mevlana şöyle der: - Biz bir karga isek Hacı Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir. Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı'na gider ve ona, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş-ı Veli'ye sorar. O da şöyle der: - Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir. Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen insanlar olmamız dileğiyle
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| arası, çoban, ermiş, etkileyici, ezanla, güzel, hikayeler, kadardır!, mutlaka, namaz, okuyunuz, ömür, yorum |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|