Beni hatırla
Facebook ile Bağlan
Geri git   Nizip Meslek Yüksek Okulu > Gençlik > Hayat Bilgisi

Hayat Bilgisi Sizi sizden alan gerçek hikayeler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-07-2009, 09:04   #21 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
Etkileyici hikayeler

Daha 18 yasındaydı , ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapamıştı kendisini.
Sokağa çıkmıyordu.
Annesi...Birde kendisi...
O kadar dı bütün hayatı...
Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa...
Bir yığın vitrinin önünden geçti.
Tam cd satan bi dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.
Geri döndü , kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genc kıza bidaha baktı.
Kendi yaşlarında harika bir genc kızdı tezgahtar.
Hani ilk bakışta aşk derler ya öyle takılıp kalmıştı işte..
İçeri girdi
Kız gülümseyerek koştu ona
->Size nası yardım edebilirim? diye
Nasıl bir gülümsemeydi o.
Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı
Kekeledi, geveledi sonra
->evet su cd yi bana sararmısınız?
Kız cd yi aldı , içeri gitti
Az sonra elinde paket edilmiş geldi.
Aldı pakedi , çıktı dükkandan , evine döndü,açmadan dolaba attı...

Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana
Gene bir cd gösterdi kıza , sardırdı , aldı eve getirdi ,attı paketi dolaba , gene açmadan...
Günler hep alınan sarılan cd lerle geçti.
Kıza açılmaya bi türlü cesaret edemiyordu.
Annesine açıldı sonunda
Annesi ->Git konuş oğlum , ne var bunda? dedi...
Ertesi sabah bütün cesaretini topladı ve erkenden dükkana gitti.
Bir cd secti .
Kız gülerek aldı plağı arkaya gitti paketlemeye.
Kız içerdeyken bir kağıda
Sizinle bir gece çıkabilirmiyiz diye yazdı altına telefon numarasını ekledi notu kasanın yanına koydu gizlice..
Sonra pakedini alıp kaçtı gine dükkandan..

2 gün sonra evin telefonu çaldı
Anne açtı telefonu
Cd dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan
Delikanlıyı istedi.
Notunu daha yeni bulmuştu
Anne ağlıyordu..
Duymadınız mı? dedi
Dün kaybettik oğlumu..

Cenazeden bikaç gün sonra , anne oğlunun odasına girebildi sonunda..
Ortalığa çeki düzen vermeliydi.
Dolabı açtı...
Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü
Paketleri aldı , oğlunun yatagına oturdu ve birtanesini açtı..
İçinde bir cd vardı birde minik not
''merhaba sizi öyle tatlı buldum ki daha yakından tanımak istiyorum bir akşam birlikte cıkalım sevgiler ''
Anne bir paketi daha açtı..
Ondada bir cd ve bir not vardı
''Siz gerçekten çok tatlı birisiniz hadi beni bu gece davet edin artık. sevgiler''

------------------

AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR

Bir gün Delilik yakın dostlarını kahve içmek üzere evine davet etmiş.
Herkes gelmis. Kahveler icildikten sonra
Delilik dostlarına saklambaç oynamayı önermiş.
Saklambaç mi? O da nedir? diye sormuş Merak.
-Saklambaç bir oyundur. Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım.
Saymayı bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacaktır.
Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik'in önerisini derhal kabul etmişler.
-1..., 2..., 3... diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik. Acelecilik, ilk bulduğu yere kendini atıvermiş.
Utangaçlık, her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş.
Neşe, bahçenin orta yerine doğru yönelmiş.
Hüzün, saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş.
Kıskançlık, Başarı'nın pesinden giderek yani başındaki bir kayanın ardına sığınmış.
Delilik saymayı sürdürmüş...
Umutsuzluk, Delilik'in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış.
- YÜZ ! diye haykırmış Delilik,
Saklanmayan ebedir, aramaya başlıyorum.
İlk sobelenen Merak olmuş. Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki, saklanmayı ihmal etmiş.
Bahçe duvarına baktığında, Delilik Kararsizlik'i fark etmiş; üzerine tünemiş olduğu duvarın hangi tarafına saklanacağını düşünmekle meşgulmüş ve hemen ardından Neşe'yi, Hüzün'ü,
Utangaclik'i sobelemiş. Herkes yeniden bir araya geldiğinde Merak sormuş:
Aşk nerede? Hiç Aşk'ı gören oldu mu?
Delilik, Aşk'ı aramaya koyulmuş.
Dağlara çıkmış, nehirlerin yataklarına bakmış, ama Aşk'ı hiç bir yerde bulamamış.
Çaresiz arayışını sürdüren Delilik, bir gül ağacı ile karsılaşmış.
Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını, yapraklarını yoklamış.
Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş. Acıyla bağıran Aşk, diken batan gözünü tutuyormuş.
Delilik ne yapacağını bilememiş. Özür dilemiş, yalvarmış yakarmış Aşk'a
kendisini affetmesi için. O kadar üzülmüş ki, bir daha hayat boyu yanından
ayrılmayacağını bile vaat etmiş. Acısı biraz dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş.
O günden beri Aşk'ın gözü kördür ve Delilik hep yanı başındadır...
------------------

Aşk Nasıl Bir Duygu...

Napolyon bir gün düşman askerlerinden kaçarken bir bakkala girer. Bakkal Napolyonu hemen tanır ve saklar. Arkadan gelen düşman askerlerine de "şuraya doğru kaçan bir adam gördüm" der. Düşman askerleri gittikten 5 dakika sonra Napolyonun muhafızları gelir.

O anda bakkal :
- Efendim haddim olmayarak size bir şey sormak istiyorum. Ölümle burun buruna olmak nasıl bir duygu? diye sorduğu anda Napolyon
- Bre densiz. Sen kim oluyorsun da dünyayı titreten insana böyle bir soru soruyorsun der ve muhafızlara dizin bu herifi kurşuna diye emreder.

Bakkalın gözünü bağlarlar. 3 2 1 diye sayarlarken; Bakkal içinden "ne yaptım ben? Bak şimdi öleceğim." diye düşünürken bir el uzanır ve göz bağını açar. Bağı açan Napolyondur ve "işte böyle bir duygu" der.

Aşk ta böyle bir duygudur. Anlatılmaz sadece yaşanır...

------------------

GERÇEK DOST

Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...

Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
uykunun tadını çıkarırmış millet.

Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
koşmuş doğru dostunun evine.
Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...

Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi
kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...

"Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa...
"Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi,
uykuyu da seversin üstelik.
Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi.
Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım.
Haydi gidip haklarından gelelim.
Yalnız yatamaz mı oldun yoksa???
Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."

"Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu.
Rüyamda biraz düsünceli gördüm seni...
Sakın başı dertte olmasın deyip koştum.
Kusura bakma dostum!"


Gerçek bir dostu olmak ne güzel bir şey!
Derdini açmanı beklemez bile...
Kendi bulup söylemek ister, belki sen çekinirsin diye.
Sevdiği insanın üstüne titrer,
bir düşten, bir hiçten nem kapar.

------------------

KIRLANGICIN AŞKI

Bir kırlangıç, bir adama şık oldu. Ve adamın penceresinin önüne konup ona Ben seni çok seviyorum, lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım dedi. Adam
Olmaz alamam... Sen bir kuşsun ve bir kuş bir adama şık olamaz! diye yanıt verdi.
Kırlangıç bir süre sonra tekrar geldi ve Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canın da sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... dedi.
Adam onu yine geri çevirdi. Zaman geçti, sonbahar geldi. Kırlangıç üçüncü ve son kez pencerenin önüne konup adama tekrar şöyle dedi:
Lütfen beni içeri al... Artık soğuklar da başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim yalnızca... Beni içeri almazsan sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer, omzuna konar, seni neşelendirir, sana yarenlik ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın...
Adam, Git derhal başımdan!.. Ben yalnız kalırım dedi ve kuşu kovdu... Kırlangıç da bu yanıt üzerine üzüntülü bir biçimde uçtu ve uzaklara gitti.
Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmeye başladı. Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık dedi kendi kendine ve kırlangıcı sıcak ülkelere gönderdiği için çok pişman oldu. Adam pişman olmuştu ama iş işten geçmişti. Sonunda kendi kendine Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir. Ben de onu içeri alırım, birlikte mutlu bir yaşam süreriz dedi. Ve penceresini sonuna dek açıp beklemeye başladı. Yazın gelmesiyle kırlangıçlar da gelmeye başladı. Ama onun kırlangıcı gelmemişti. Adam yazın sonuna dek hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında bekledi ama boşuna... Kırlangıç yoktu. Gelen kırlangıçlara sordu ama onun kırlangıcını gören olmamıştı. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitti. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişinin verdiği yanıt çok kısa olmuştu:
Kırlangıçların ömrü 6 aydır...
Yaşamda kimi fırsatlar vardır, bir kez ele geçer ve değerlendiremezsen uçup gider...
Yaşamda kimi insanlar vardır, bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün... Acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne dek?..
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2009, 14:57   #22 (permalink)
Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 72
alperenalp is on a distinguished road
gerçekten farkında olmadan hayatımızdan çok şeyler akıp gidiyor. şükrü kardeşim yüreğine sağlık iyi yazmışsın
alperenalp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2009, 14:59   #23 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
faydalı olduysak ne mutlu bana
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2009, 15:05   #24 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
mustafakanal is on a distinguished road
Eline ve yüreğine sağlık.Paylaşımın için teşekkürler Şükrü kardeşim.
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
mustafakanal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2009, 15:08   #25 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
Alıntı:
mustafakanal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Eline ve yüreğine sağlık.Paylaşımın için teşekkürler Şükrü kardeşim.
abicim canım abicim senin canın sağolsun
bizim için nizip ve sizler önemlisiniz
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-07-2009, 09:13   #26 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
Şoför - Yeni En Güzel Dini Hikayeler



Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde durduğunu, içinden de bir yolcunun indiğini gördü. Demek ki taksi şoföründe az çok para olacaktı. Çünkü müşteri indirmişti. Bütün cesaretini ve ümidini toplayarak evden çıkıp yola koştu. Yaklaşıp direksiyon başında arabasını hareket ettirmek üzere olan şoföre seslendi. – Sakın beni dilenci falan zannetmeyin. Üç çocuğumla üç gündür aç beklemekteyim. Bu gidişle namusumu lekelenmemden korkmaya başladım. Allah rızası için yardımda bulunun. Ben açlıktan ölmeye razıyım. Fakat çocuklarımın çığlıklarına tahammül edemiyorum.

Beklenmedik bir anda gelen bu “Allah rızası için yardım” talebi zaten kıt-kanaat geçinen şoförü şaşırtmıştı. Düşünmeye başladı. Cebinde bir miktar parası vardı var olmasına; ancak bu parayı aylardır biriktiriyordu. Çünkü taksinin dört lastiği de kabaklaşmıştı. Onları değiştirmek için çırpınıyordu. Zaten akşamları eve gelince hanım da ikaz etmekten geri kalmıyordu:

– Ne zaman değiştireceksin bu lastikleri? Birazcık geç kalsan, aklıma kötü şeyler geliyor. Acaba bir kaza mı yaptı kabak lastiklerle?’ diye korku içinde bekliyorum.

O an için nefsi ve şeytan birlik olup vesvese vermeye başladılar:

– Sen zaten zor geçinen kimsesin. Yardım edecek durumda değilsin. Bas gaza, git yoluna!

Fakat imanı ve vicdanı da şöyle sesleniyorlardı:

– Para dediğin şey böyle gün için lazım olur. Belli olmaz Allah’ın rızasının nerede olduğu. Biriktirdiğin parayı bu muhtaç hanıma vermelisin. Tam yeridir. Çocukları aç durumda, Onu namusunu kirleterek, para kazanma zorunda bırakmamalısın.

Nihayet nefsini ve şeytanını yenmiş, cebindeki lastik parasını tümüyle kadıncağıza uzatarak:

– Al bacım, namusunla yaşa. Bu para bir müddet seni idare eder. Sonrasında da Allah başka sebepler halk eder! Dedi. Minnet etmemek için de hemen gaza basıp oradan uzaklaşırken kadının:

– Sen benim ihtiyacımı karşıladın, Allah da senin ihtiyacını karşılasın! duasını duydu. Gün boyunca kulaklarında çınlayan bu duaya hep (amin) dedi.
Akşam eve gelince beklediği soruyla yine muhatap oldu.
– Hâlâ değiştirmemişsin lastiklerini...

– Bir lastikçiyle anlaştım. Yeni lastikler gelince hemen değiştirecek... diyerek geçiştirdi.
Bu geçiştirme işi birkaç gün devam etti. Bir akşam yine eve gelirken iyice sıkılmış, “Bu defa ne diyeceğim?” diye düşünürken beklenmedik bir durumla karşılaşmıştı. Hanım kendisine adres yazılı bir kağıt uzattı, sonra da şöyle dedi:

– Bugün bir lastikçi geldi, şu adresi verdi. “Yarın bana mutlaka gelsin, lastiklerini değiştireceğim” deyip gitti. Al şu adresi. Belli etmemişse de bunun izahını yapamamıştı. Çünkü böyle bir lastikçi ile konuşmamıştı. Merakla sabahı bekledi. İlk işi kağıttaki adrese gitmek oldu. Garipliğe bakın ki tamirciyi hiç görmemiş, buraya hiç gelmemişti. Elindeki kağıdı uzatınca bir şaşkınlık iki tarafta da yaşandı. Lastikçi:

– “Sen o musun?” deyip şoförün boynuna sarıldı, başladı hıçkıra hıçkıra ağlamaya. Sonra da şöyle devam etti:

– Tam üç gündür Resûlüllah Aleyhisselam rüyama giriyor ve bana, "Şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir, ücret olarak da benim şefaatime nail ol" buyuruyor. Allah için söyle. Sen ne türlü bir iyilik ettin, nasıl bir hayır dua aldın ki Resûlüllah Aleyhisselam üç gündür beni ikaz ediyor, senin lastiğini değiştirmem için beni vazifelendiriyor?
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-08-2009, 12:29   #27 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
ömür ezanla namaz arası kadardır!

Bir dede ile torunu arasında geçen,
ömrün ne kadar kısa olduğunu güzel bir dille
bizlere hatırlatan sıcacık bir hikaye.

Torunu,
dedesine merakla soruyor:
'Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?
'Dede tatlı bir gülücükle:
Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.' deyince torun:
'Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?' der.

Dede: 'Evet yavrum. ömür, namazsız ezanla,
ezansız namaz arası kadardır.' diye cevap verir.
Torun yeniden sorar:
'Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden
ne kastettiğini anlamadım dedeciğim.
Bu ne demek açıklar mısın?
' Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:
'Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu.

O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi?
işte o ezanın namazı kılındı mı?
Kılınmadı.
O ezan 'namazsız ezan'dı.
İnsan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur.
O da 'Ezansız namaz'dır.
Aslında o namazın ezanı insan doğunca okunmuştu kulağına.
Bak ey insan!
Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi değerlendir.
Boşa vakit harcama!
İkazını yapıyordu o ezan.
İşte yavrum :

ÖMüR, EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR.
Sakın boşa geçirme.
Ömrünü dolu dolu yaşa, bir nefes bile boşluk bırakma!
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 08:57   #28 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
mustafakanal is on a distinguished road
Şükrü!Paylaşımın için çok teşekkürler.
Ders alınacak, güzel bir kıssadan hisse.
Emeğine vede yüreğine sağlık.
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
mustafakanal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 08:59   #29 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
sağolasın abi
eskiden mesajlarım hemen yayımlanıyor du şimdi yine denetime alınmış neden acaba
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 10:14   #30 (permalink)
Yazılım & Tasarım
 
mahmut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 377
mahmut is on a distinguished road
mahmut - MSN üzeri Mesaj gönder mahmut - YAHOO üzeri Mesaj gönder mahmut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
normal üyesin direk yayınlanması gerek mesajlarının. forum yetkilerinde bi düzensizlik var onlar tam ayarlanmadı.
__________________
Mahmut ÖZDEMİR
Software Developer
www.mahmutozdemir.com.tr



Bilgisayar Mühendisliği 4.Sınıf Öğrencisi
mahmut isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 11:05   #31 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
ANTEPLİ MAMET

Birgün antepli mamet eşi ve çocuklarıyla evde oturuyomuş sonra eşine '' Ben para biriktiriyom bi murat 131 alacam demiş
Bunun üzerine mametin kızı:
-Baba alırsan yanına ben oturacam demiş.
oğlu:
-kız kısmı önemi otururmuş. ben oturacam öne demiş
mametin karısı:
-ben o kadar hergün sizin kahrınızı çekiom bılaşık,temizlik,yemek.. benim hakkımdır ön demiş.
bunlar başlamış tartışmaya
Bunun üzerine mamet
-ANAM İNİN ARABAMDAN İNİN DEMİŞ
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 11:05   #32 (permalink)
GENÇ ÜYE
 
şükrü çiftçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 208
şükrü çiftçi is on a distinguished road
GET YERİF
Bir gün iki antepli evli çift mersine tatile giderler.Oraya ulaştıklarında hemen deniz malzemelerini alıp denize girmek isterler.Antepli kadın denize ilk defa gireceği için yanında tas,kese,sabunda alır ve kocasıyla giderler denize.Neyse bunlar girerler denize, kadın denize batırdığı tası alır başından aşağı dökmeye ve bu arada kese yapmayada başlar)eşinide ihmal etmeyi unutmaz.Oradan bir köpek balığı gelir ve kadının yanına yaklaşır.Kadında köpek balığının kafasına tasla vurup "goda get Yerif çimiyk taman" der
şükrü çiftçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-08-2009, 13:05   #33 (permalink)
Moderator
 
SAGOPA_90 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: _KAHRAMANMARAŞ_
Mesajlar: 2,248
SAGOPA_90 is on a distinguished road
"goda get Yerif çimiyk taman" bu ne anlama geliyor?
SAGOPA_90 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-08-2009, 19:03   #34 (permalink)
Sitenin Demirbaşı
 
Mustafa Budak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
Mustafa Budak is on a distinguished road
goda get ( Çek Git ) demek ama dıgerını anlayamadım
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........!
Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....!

iLgililere Duyurulur

Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!!
Mustafa Budak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 08:46   #35 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
mustafakanal is on a distinguished road
Alıntı:
SAGOPA_90 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"goda get Yerif çimiyk taman" bu ne anlama geliyor?
Hagi git işine ben burada yıkanıyorum demek.
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
mustafakanal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 08:47   #36 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Nizip
Mesajlar: 1,807
mustafakanal is on a distinguished road
Alıntı:
mustafabudak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
goda get ( Çek Git ) demek ama dıgerını anlayamadım
Mustafa çimik demek yıkanıyorum demek.
Çimmek=Yıkanmak.
Sen hiç deliklikayada çimmedinmi?
__________________
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
mustafakanal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 12:45   #37 (permalink)
Moderator
 
SAGOPA_90 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: _KAHRAMANMARAŞ_
Mesajlar: 2,248
SAGOPA_90 is on a distinguished road
Angry

Alıntı:
mustafakanal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
mustafa çimik demek yıkanıyorum demek.
çimmek=yıkanmak.
sen hiç deliklikayada çimmedinmi?
[sıze=4]sen bana mı dedin???[/sıze]
SAGOPA_90 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 14:17   #38 (permalink)
Sitenin Demirbaşı
 
Mustafa Budak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
Mustafa Budak is on a distinguished road
)
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........!
Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....!

iLgililere Duyurulur

Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!!
Mustafa Budak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 14:21   #39 (permalink)
Moderator
 
SAGOPA_90 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: _KAHRAMANMARAŞ_
Mesajlar: 2,248
SAGOPA_90 is on a distinguished road
SAGOPA_90 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-08-2009, 14:23   #40 (permalink)
Sitenin Demirbaşı
 
Mustafa Budak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: NİZİP MESLEK YÜKSEK OKULU
Mesajlar: 2,003
Mustafa Budak is on a distinguished road
Ne oldu yav nıye sınrılısın bu kdar?
__________________
Suskunluğum asaletimdendir her lafa verecek cevabım vardır ama ilk önce bakarım laf die sonrada söyeleyene bakarım adam mı dieee........!
Kekeci Bile Konuşturan Para...! Sen neymişsin.....!

iLgililere Duyurulur

Kardan Adamların saLtanatı Güneş'i qörene Kadardır,,!!
Mustafa Budak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
arası, çoban, ermiş, etkileyici, ezanla, güzel, hikayeler, kadardır!, mutlaka, namaz, okuyunuz, ömür, yorum


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Copyright © 2009 Nizipmyo.com. Sitemizin Nizip Meslek Yüksek Okulu ile resmi bağlantısı yoktur.Yazılan yazılardan yazarları sorumludur.
Tasarım & Modül Yazılım : Mahmut ÖZDEMİR
Powered by vBulletin® Version 3.8.2. Ana Sayfa : vBAdvanced 3.1.0